19 Ekim 2011 Çarşamba

AB İlerleme Raporu baştan sona Türk Ordusuna düşmanlık içeriyor

13 Ekim 2011
 
Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye için hazırladığı "İlerleme Raporu"nu dün açıkladı.
 
Yargı
++++
 
İlerleme Raporu şöyle diyor:
"12 Eylül referandumu ile kabul edilen Anayasa Paketi, özellikle yargıda standartları yükseltmiştir.
Bu paketin uygulanmasıyla, yargı alanında ilerleme sağlanmaya devam edilmiştir.
Adalet Bakanlığı'nın HSYK üzerindeki etkisi azalmıştır.
Daha önce toplantılara katılmayarak karar alınmasını engelleyebilen Adalet Bakanı ve Müsteşarı artık bu gücünü yitirmiştir"
 
Raporun bu bölümünü Sayın Kılıçdaroğlu'na ithaf ediyorum.
"AKP sık sık görüşerek Avrupalıları kandırdı, ben onlara yargının  durumunu anlatacağım, AKP'yi şikayet edeceğim" diye Brüksel kapılarını aşındırmıştı.
Kendisini o zaman eleştirmiştim, Avrupalıların geri zekalı olmadıklarını söylemiştim.
Avrupalıların Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını ne kadar iyi anladıkları bu Rapordan açıkça görünmektedir.
Avrupalılar, her isteklerini körü körüne yerine getiren AKP'ye diktatörlük yolunu bilerek açmaktadırlar.
Kandırma söz konusu değildir.
 
Adalet Bakanı artık HSYK'nın karar almasını engelleyemeyecekmiş.
Asıl Avrupalılar kandırıyor seni, görmüyor musun.
Tamamen eline geçirdiği, kendi adamlarından oluşan HSYK'nın karar almasını niçin engellesin ki Adalet Bakanı?
 
Türk Ordusu
+++++++++++
 
İlerleme Raporu şöyle diyor:
"Güvenlik güçleri üzerindeki sivil denetim prensibinin güçlendirilmesinde iyi ilerleme sağlandı.
Ağustos 2011 YAŞ toplantısı, silahlı kuvvetler üzerinde daha güçlü sivil denetim yönünde atılmış bir adımdır.
YAŞ kararları sivil yargının incelemesine açıldı."
 
Ama Avrupalılar için, bu kadarı yeterli değil.
Rapor, Türk Ordusu'nu tamamen denetim altına almak amacıyla Avrupa ve Amerika'nın daha önce istemiş olduğu bazı hedeflere ulaşamadığı için AKP Hükümeti'ni eleştiriyor.
Rapordan madde madde okuyalım:
"Genelkurmay hala Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmamıştır.
YAŞ'ın yapısı ve yetkileri, terfi ve atamalarda sivil kontrolü sınırlamaktadır.
İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarının Jandarma üzerinde yetkisi hala sınırlıdır.
Askeri Yargı'nın yapısı ve görev alanı gözden geçirilmelidir.
YAŞ kararları ve diğer askeri makamların kariyer ile ilgili kararları yargı denetimine yeterince açılmamıştır.
TSK Güçlendirme Vakfı Sayıştay denetimine açılmalıdır.
Orduya siyasete müdahale alanı bırakan TSK İç Hizmet Kanunu değiştirilmelidir.
Orta öğretimde milli güvenlik derslerinin subaylar tarafından verilmesi önlenmelidir.
TSK hala medya kuruluşlarına seçici akreditasyon uygulamaktadır."
 
Atatürk düşmanlığı
++++++++++++++++
 
Avrupalılar, Raporda, kendilerini İzmir'den denize döken Atatürk'e kinlerini kusmaya devam ediyorlar:
"Basın Kanunu ve Atatürk'ü Koruma Kanunu, ifade özgürlüğünü kısıtlamada kullanılıyor."
Atatürk'e her önüne gelen hakaret edebilmeli yani.
Geçen hafta, Avukat Nihad Karslı aleyhine, "Şeyh Sait'in hatırasına hakaret" suçlaması ile dava açıldı.
Vatan haini olduğu mahkemece tescil edilerek idam edilmiş olduğu için mezarı başında anılması dışında yapılacak her türlü gösteri ve övme eylemi suç kapsamına giren Şeyh Sait'e hakaret davası açılması, övenlere ve resimlerini taşıyarak gösteri yapanlara ise göz yumulması zaten Atatürk'e hakaretten başka bir şey değildir.
Şeyh Sait'in serbestçe övüldüğü bir ülkede Atatürk zaten kenara sürülmüştür.
 
 
Yeni Anayasa talimatı
++++++++++++++++++
 
İlerleme Raporu diyor ki:
"Yeni Anayasa......  aralarında Kürt meselesinin de bulunduğu köklü sorunların çözülmesini sağlayacaktır.
Hükümet ve muhalefet, özgürlükleri merkezine alan Yeni Anayasa için çalışma konusunda taahhütte bulundular."
Ne kadar safım. "AKP'ye koltuk değneği olmayın, Uzlaşma Komisyonu'na katılmayın" diye boş yere çağrı yapmışım.
CHP ve MHP meğer Bölünme Anayasası için Avrupa Birliği'ne taahhütte bulunmuşlar, "Emriniz baş üzre" demişler yani.
 
Avrupa Birliği askeri komut veriyor:
"Dikkat !.. Türkiye bölünecek... Böl"
CHP, MHP, DSP, HASP, BDP hazırolda. Manga başı AKP. Siyasi komiser PKK.
 
Raporun bu bölümünü de, Cumhuriyet Mitinglerini saptırarak kürsüden "Sağcılar MHP'ye, solcular CHP'ye oy versin" diye çağrı yapmış olan Tuncay Özkan kardeşime ithaf ediyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder