1 Mayıs 2013 Çarşamba

Yeni CHP'nin Mandela safsatası


AKP, BDP ve CHP Milletvekillerinden oluşan bir heyet 29 Nisan'da Güney Afrika'ya gitti.
Ziyaret, İngiltere merkezli Soros destekli Demokratik Gelişim Enstitüsü'nün (DPI) daveti ile gerçekleşiyor.
Geziyi, Öcalan'ın avukatı Catriona Vine örgütlüyor. Catriona yenge, DPI'nın müdür yardımcısı ve program sorumlusu.

Aydınlık, 26 Nisan 2013

Haydi AKP ve BDP'yi anladık, onlar aynı yastığa baş koyuyorlar.
Peki, CHP'nin bu geziyi düzenleyecek bilgisi, parası, seyahat acentası yok mudur ki Öcalan'ın avukatına muhtaç oluyor.

Kimler gidiyor CHP'den?
2 kişi: CHP Genel Başkan Yardımcısı PKK avukatı Sezgin Tanrıkulu ve Levent Gök.
Levent Gök: "Bizi Genel Başkan Kılıçdaroğlu görevlendirdi" dedi.

Niçin gidiyorlar Güney Afrika'ya?
"Güney Afrika Modeli"ni inceleyeceklermiş.
Sözde "Kürt sorunu"nun çözümünde o modelden yararalanılabilir mi, araştıracaklarmış.

Kılıçdaroğlu, "Niçin gidiyorsunuz" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Bundan daha doğal ne olabilir ki? O zaman o ülkeler nasıl çözdü, yöntem neydi diye bakmak lazım. Biz barışın, çözümün karşısında olsak, başka ülkelerde çözüm sürecini araştırır mıyız?"

Peki, Güney Afrika'da ne sorun varmış, acaba Kılıçdaroğlu biliyor mu?
Biliyorsa, o sorunun PKK ve Kürt sorunu ile uzaktan yakından benzerliği olmadığını bilmiyor mu?
Bilmiyorsa niçin CHP Genel Başkanı olmuş? Hadi diyelim cahildir bilmiyordur, internette gogıl çubuğuna Güney Afrika diye yazıp bilgi edinmeyi de mi bilmiyor? Vazgeçtim, danışmanlarına sor kardeşim.
Ancak, bunların hiçbiri değil. Biliyor da, bilmezden geliyor.

Güney Afrika'da sorun şuydu:
Bu bölgeyi işgal eden Hollandalılar ve İngilizler zamanla karışarak Afrikaans denen bir dil oluşturdular ve kendilerine Afrikaner demeye başladılar. İşte bu Avrupa kökenli beyaz Afrikanerler, ırkçı bir sistem kurmuşlardı. Buna Apartheid deniliyordu. Bu sisteme göre beyazlar, zenciler, renkliler (melezler) ve Asyalılar arasında ayrımcılık yapılıyordu. Esas sorun çoğunluğu teşkil eden zencilerdi.
1948 yılında kabul edilen yasaya göre, ırkların yerleşim yerleri ayrılıyordu. Beyazların mahalleleri, zencilerin mahalleleri gibi. Bazı kırsal bölgelerde sadece zencilerin yaşadığı sözde devletçikler kuruluyor, zenciler buralara hapsediliyordu.  İş bununla da bitmiyordu. Eğitim, sağlık, eğlence yerleri, plajlar, lokantalar, toplu taşıt araçları hep ayrılmıştı. Eskiden ABD'de uygulanmış olan ırk ayrımcılığı daha da katı olarak uygulanıyordu. Beyaz olmayan ırklara daha düşük eğitim, daha kötü sağlık hizmeti veriliyordu. Devlet hizmetleri ve her türlü yönetim bayazlara mahsustu. Aslında bu yasadan önce de ırk ayrımcılığı vardı. Yasa, bu ayrımcılık uygulamasını kurallara bağlıyor ve daha sistemli bir hale getiriyordu.
Zenciler bu bu uygulamaya isyan ettiler. Liderleri Mandela hapse atıldı. 27 yıl hapiste kaldı. Daha sonra dünyanın bu ırkçı sisteme tepki göstermesi dolayısıyla beyaz ırkçı yönetim sorunu çözme kararı aldı. Önce Mandela serbest bırakıldı, ırkçı kanunlar kaldırıldı, serbest seçimler yapıldı, Mandela Devlet Başkanlığına seçildi. (1990)

Kürt kökenli vatandaşlarımızla Güney Afrika zencileri arasında ne gibi bir benzerlik vardır?
Kürt kökenli vatandaşlarımız için daha düşük kaliteli hizmet veren ayrı okullar, ayrı sağlık kurumları, ayrı sinemalar, ayrı lokantalar mı açılmıştır. Onlar için ayrı mahalleler mi kurulmuştur, "Türklerin oturduğu mahallelere giremezsiniz, aynı otobüse binemezsiniz, aynı lokantaya gidemezsiniz" mi denilmiştir. Devlet dairelerinde iş verilmemiş, asker, subay, memur, milletvekili, başbakan olmaları yasaklanmış mıdır.
Evet, cevap verin lütfen. Ne gibi bir benzerlik var da "Onlar zenci sorununu nasıl çözmüş, o modeli Kürtler için uygulayabilir miyiz, yöntemleri neydi" diye oraya heyet gönderip araştırma yapıyorsunuz?
Hiç utanıp sıkılma yok mu.

Öcalan'ın ve PKK'nın programı Mandela modeli. 25 Nisan'da Karayılan işte bu modeli anlattı.
Onun için AKP, BDP ve CHP Güney Afrika'ya gidiyorlar.

Mandela modeli şöyle işledi:
1- Önce Yeni Anayasa yapıldı.
2 - Sonra "Hakikatleri Araştırma Komisyonu" kuruldu.
3- Daha sonra Mandela serbest bırakıldı.

Bizde de aynı model uygulamaya kondu.
1- Yeni Anayasa tezgahta. Meclisteki 4 parti de Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na üye verdi.
2 -"Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi" amacıyla "Meclis Araştırma Komisyonu" kuruldu. CHP ve MHP üye vermedi.
3- Mandela'nın avukatı Essa Musa demeci patlattı: "Öcalan'ın cezaevinden çıkarılması gerekiyor"

Mandela, mücadelesinde haklı idi. Zencilere yapılan haksızlıklara karşı çıktı.
Öcalan'ı Mandela yapmak isteyenlerde hiç utanıp sıkılma yok mu?

Bu heyetin Güney Afrika'ya çözüm modeli incelemek için gittiğini duyan dünya kamuoyu "Vay be, demek ki Türkler Kürtlere eskiden Güney Afrika'da zencilere uygulandığı gibi baskılar uyguluyormuş" diye düşünmeyecek midir?
Yaptığınız bu seyahat ülkemizi dünya kamuoyu önünde suçlu duruma düşürmüştür. Bunun hesabını verebilecek misiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder