23 Şubat 2014 Pazar

Ukrayna'da savaş sermaye kesimleri arasında mı?


soL gazetesi, 1 Şubat günlü haberinde, TKP'nin (Türkiye Komünist Partisi) Ukrayna konusundaki görüşünü açıkladı: "Bu savaş sermaye kesimleri arasındadır"

Avrupa'nın komünist partileri, yayımladıkları bir bildiri ile bu görüşlerini utanmadan açıklamışlar. İşte o sözde komünist partiler:

Yunanistan K.P., Macaristan İşçi Partisi, İrlanda İşçi Partisi, Slovakya K.P., Komünist Parti (İtalya), İspanya Halklarının K.P., İsveç K.P., Türkiye K.P.
soL, 1 Şubat 2014

Bildiriyi TKP de imzalamış.
İşte o bildirinin önemli bölümleri:

"Ukrayna'daki çatışma sermaye kesimleri arasında"
"Emperyalist güçler de bu çatışmaya katıldı"
"Ukrayna halkı, bu çatışmanın taraflarından birini tercih etmeye zorlanıyor."
"Ukrayna işçilerine, çatışan sermaye kesimlerinin hangi emperyalisti seçeceğine göre değil, sosyalizmin çıkarlarına göre bağımsız mücadelelerini örgütleme çağrısında bulunuyoruz"

Bu hatalı görüşlerin üzerini "solculuk" cilası ile kapatmak için de, "Ukrayna'daki faşist güçlerin faaliyetlerini, anti-komünist saldırıları ve Lenin heykelinin parçalanmasını" kınadıklarını bildiriye eklemişler.

***********

Hasan Bögün, 9 Şubat günlü Aydınlık'ta "Teori Yerine Heykel" başlıklı köşe yazısında, bu durumu "Lenin'in teorisine karşı çıkmanın üzerini Lenin heykelinin parçalanmasını kınayarak örtmek" olarak açıklıyor. Yani bu sözde komünist partileri, teori yerine heykeli savunuyorlar. Leninizmi reddet, Lenin'in heykeline sahip çık.

ABD ve AB, Ukrayna sanayisini yok etmek, Ukrayna'yı AB'nin pazarı haline getirmek ve NATO'yu Ukrayna'ya sokmak, böylece bağımsız ve egemen devlet konumunu ortadan kaldırmak için bastırıyor. Örgütlediği silahlı faşist Neo-NAZİ çetelerini hükümeti yıkmak için ortalığa salıyor. Suriye'de Esad'a karşı savaşan şeriatçı ÖSO teröristleri bile bayrakları ve silahları ile gelmişler. Buna karşı, Ukrayna Komünist Partisi'nin öncülüğünde Anti-Faşist Halk Savunma Birlikleri oluşturuluyor. Bu saldırıya karşı Rusya, Ukrayna'nın bağımsız ve egemen bir devlet olarak kalması için faşistlere karşı mücadele eden Ukrayna hükümetinin ve halkın yanında yer alıyor.


Ama TKP ve diğer Brüksel solcuları ne diyor? "Ukrayna halkı, bu çatışmanın taraflarından birini tercih etmeye zorlanıyor." Yani? Taraf tutmayın. Faşistlere karşı mücadele etmeyin. "Sosyalizm" için çalışın. Nasıl çalışacaklar? Şu anda Ukrayna'da "sosyalizmi kurmak" gibi bir alternatif var mı? Yok. O halde ne yapılması öneriliyor? Emperyalist saldırı karşısında eli kolu bağlı oturup seyretmek, sahile inip kumda oynamak.

Hasan Bögün, "TKP ve diğer Brüksel partileri bu gerçeği görmüyor." diyor. Bunların bildirisinde "Çatışan sermaye kesimlerinin hangi emperyalisti seçeceği" sözleri ile kastedilen emperyalistlerden birinin Rusya olduğu anlaşılıyor.Brüksel partileri, emperyalizme karşı savunma durumunda olan Rusya'yı emperyalist ilan ederek, "Ukrayna'daki çatışmanın sermaye kesimleri arasında olduğu" şeklindeki hatalı tezlerini doğru göstermeye çabalıyorlar. Ukrayna'da bir kısım sermayenin ABD/AB emperyalizmine, bir kısım sermayenin ise sözde Rusya emperyalizmine bağlı olduğu, çatışmanın "Ukrayna hangi emperyalizmin denetimine girsin" çatışması olduğunu öne sürerek, emperyalizm tarafından yapılan saldırıya karşı Ukrayna devletinin bağımsızlığını koruma mücadelesini karalama gayreti içine giriyorlar. Onlara göre, solcular, yurtseverler, faşizme karşı olanlar Rusya emperyalizminin taraftarı imişler. Eskiden "Solcular Sovyet emperyalizminin ajanıdır" derlerdi, şimdi böyle diyorlar.

Emperyalist olmayan, tam tersine emperyalizmin saldırısına karşı mücadeleleri destekleyen Rusya, Çin gibi ülkeleri emperyalist ilan etmek, emperyalizme karşı mücadeleyi karalamanın en etkili yoludur.Eskiden bu görevi Komünizmle Mücadele Dernekleri ve benzer örgütler yaparlardı. Günümüzde birçok sözde komünist partisi bu göreve soyunmuş durumdadır. Eskiden, komünizm düşmanı olduklarını açıkça beyan eden örgütlerin bu kara propagandasına solcular doğal olarak kanmazdı. Şimdi ise, aynı propagandayı sözde solcu, sözde komünist partiler yaptığı için, birçok saf solcu da aldanmaktadır.

Bağımsızlık mücadelesine dudak bükmek, "saf sosyalist" olmayan her bağımsızlık mücadelesinden uzak durmak, Lenin'in "Dünya ezen ülkeler ve ezilen ülkeler olmak üzere iki büyük kampa ayrılmıştır" teorisini anlamamak demektir. Zaten Kurtuluş Savaşımızı ve Kemalizmi de bu yüzden bir türlü anlayamamışlardır.

Hasan Bögün, şöyle devam ediyor:
"Ukrayna bağımsız ve egemen bir devlettir. ABD ve Avrupa, Ukrayna'yı NATO'ya bağlamak için "turuncu devrim" ihraç etti. Soros dolarlarıyla yapılan "turuncu devrim" çökünce, şimdi terör ve anarşi ihraç ederek Ukrayna'yı boyun eğmeye zorluyorlar. Kiev'de meydanlara sürülenler, bir araya gelmeleri asla mümkün olmayan, hatta birbirleriyle çatışan gruplar. Neonaziler, Suriye'de terör eylemlerinde kullanılmış Tatarlar, zengin mafya babalarının (oligark) parayla tuttuğu serseriler... Tek ortak noktaları Ukrayna devletinin çökmesi ve dağılması. Tıpkı Suriye'deki gibi..."
" TKP ve diğer Brüksel partileri bu gerçeği görmüyor, "emperyalist güçlerin pazar ve enerji kaynakları üzerine amansız rekabetinden" söz ediyor. Burada kastedilen emperyalistlerden birinin Rusya olduğu anlaşılıyor. Ukrayna işçileri, Ukrayna'nın Atlantikçiler tarafından dağıtılmasını engelleyici bir siyaset izleyen Rusya'ya karşı "örgütlenmeye" çağrılıyor. Lenin'in teorisini inkar, TKP'yi Atlantikçilerin yedeğine savuruyor.
TKP bu bildiriyi Suriye halkına açıklasın, bakalım ne yanıt alacak?"
***********
soL gazetesi, imzaladığı bildirinin yanısıra, eski Sovyetler Birliği topraklarındaki komünist partilerin yayımlamış olduğu bir bildiriyi de aktarıyor. Bu bildiriyi imzalayan partiler şunlar:

Rusya Federasyonu K.P., Belarus K.P., Kazakistan K.P., Azerbaycan K.P., Gürcistan Birleşik K.P., Ermenistan K.P., Moldavya K.P., Transnistriya K.P.

İşte o bildirinin önemli bölümleri:

"Ukrayna'da faşist bir darbe senaryosu sahneleniyor."
"Solu, yurtseverleri ve faşizme karşı olanları görev başına çağırıyoruz"
"Yaşananlar kendiliğinden gelişmesi. Bu süreçler, daha önce Yugoslavya'da, Gürcistan'da, Libya'da, Asya ve Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi, tecrübeli kuklacılar tarafından finanse edilmektedir."
"Mevcut iktidar ise, harekete geçme konusunda eksiklikler taşımaktadır. Bu eksikliğe, Ukrayna'yı iç savaşa ve AB'ye bağımlılığa sürükleme hedefi güdenleri yatıştırma çabaları eşlik etmektedir."

İşte, TKP bu gerçek komünist partilerin yanında değil, Brüksel partilerinin, emperyalizmin solcularının yanında duruyor, onların bildirisini imzalıyor, bunu da hiç utanmadan sanki marifetmiş gibi soL gazetesinin sayfalarında yayımlıyor.
***********
Emperyalizmin saldırısı ile saldırıya uğrayan ülke karşısında "tarafsız" kalmanın geçmişini hatırlayalım: "Ne takke ne postal" zibidiliği ile başladı bu eğilim.
"Ne takke ne postal": Sözde solcular Erbakan-Çiller Hükümeti'ne de, 28 Şubat müdahalesine de karşı idiler.
"Ne Sam ne Saddam" Sam (ABD) kötü imiş ama, Saddam da diktatörmüş. İkisini de tutmuyorlarmış. ABD'nin Irak saldırısında bu yüzden tarafsız kalıyorlar, bunların kafasındaki Irak Komünist Partisi de üyelerine "Aman işgalcilere karşı eylem yapmayın" talimatı veriyordu. Çünkü "savaşa karşı" idiler. "ABD saldırısına hayır" diyemiyorlar, duvarlara "Savaşa hayır" afişleri asıp duruyorlardı.
"Ne Mursi ne Sisi" çünkü Sisi darbeci idi.
"Ne Tayyip ne Ergenekon" çünkü egemenler (!) arası mücadelede taraf tutamazlardı.
Şimdi de "Ne Ukrayna hükümeti ne faşistler" çünkü bu savaş sermaye kesimleri arasında.
***********
Emperyalizm ile emperyalizmin saldırısına maruz kalanlar arasında taraf tutmamak için, yani emperyalizmle mücadele etmemek için geliştirilen formül, saldırıya uğrayanları kötüleyen, onları en azından emperyalizm kadar kötü gösteren bahaneler icat edip yaymaktır. Ülkemizdeki sözde sosyalistlerin yıllardır yaptığı budur. Kılıçdaroğlu da bunlardan öğrenmiş, örneğin Esad'ı "diktatör" ilan edip durmaktadır. Hepsi aynı yolun yolcusu.

Aydınlık, 12 Şubat 2014
***********

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder